Zamana Direnenler

 

  Ayşe her zamanki gibi süslenip köşkten kaçar ve fakir ama gururlu genç olan Mecnun’la  aşk pınarına gidip özlem giderirlerdi.

    Ayşe’nin annesinin yokluğundan yararlanan babası ve amcası Ayşe’ye çok büyük eziyetler yaparak Mecnun’dan ayrılmasını  isterler.Ayşe annesinin mezarı başında ağlayarak başından geçenleri bir bir anlatır ve böylece içindeki ağır yükten kurtulurdu.Her şeye rağmen aşkı ve annesinin hatırı için hayattan kopmamalıydı.Ayaklarını sürüye sürüye biraz da gözyaşıyla köşkün yolunu tuttu.Ayşe’nin babası  köşkte tavrını koydu ve Mecnun’la hiçbir zaman görüşmemesi için kızını odasına kilitledi.Ayşe’den günlerce  haftalarca haber alamayan Mecnun son çare olarak Ayşe’nin babasının ve amcasının karşısına çıkar.Çektiği aşk acısını büyük bir içtenlikle onlara anlatır.Ayşe’nin babası ve amcası Mecnun’u büyük bir hınçla kovarlar.Mecnun olayların yatışması için köşeye çekilir ve bu arada Ayşe serbest kalır.Mecnun ve Ayşe sözleşip aşk pınarında buluşurlar.Her ikisi de Ayşe’nin babasının ve amcasının ölmeden kavuşamayacaklarını biliyorlardı.Mecnun fazla diretmeden Ayşe’nin babası ve amcasının ölümüne kadar geçen süre zarfında İstanbul’a gidip yerleşeceğini söyleyerek çok üzgün olduğunu da belirtir.Bu aşk pınarında her ikisi de bileklerinden biraz kesip akan kanı suya bulaştırarak ömrü bela birbirlerini daima seveceklerine ve bu süre zarfından sonra evleneceklerine yemin ederler.Ayşe kendi yazmaladığı mendili Mecnun’a verir.Mecnun kanlı suyla yüzünü yıkayarak Ayşe’ye veda eder.Ayşe artık tümüyle bitmiştir.Ayşe hızla  oradan ayrılarak Mecnun’un anne ve babasının yanına sığınır.Ayşe’nin babası ve amcası onu oradan çekip alır ve köşke mahkum ederler.Mecnun İstanbul’da iş bulamaz ve mendil açıp dilenciliğe başlar.Mecnun mezarlıkta adı kazınmamış bir taş mezarın içinde gece ağıtlar yakarak uyur.

   Aradan 40 yıl geçer ve Ayşe Hanım’ın amcası 2 yıl önce ölmüştür ve babası ise ölüm döşeğinde Ayşe Hanım’dan helallik isterken can verir.Ayşe Hanım hala Mecnun’a aşıktır ve aşk pınarında verdikleri sözleri asla unutmadı,unutamadı.Ayşe Hanım diğer malları ve köşkü satarak İstanbul’dan bir ev alıp harici paraları her gördüğü garibe sadaka olarak verir oldu. Mecnun’u aramadığı yer kalmamıştı artık.Ayşe Hanım sıcak bir yaz günü topal yaşlı bir adamın dilenmek için mendil açtığını gördü.Hızla yaşlı adamın üzerine yürüdü ve belki de Mecnun  hakkında bir şeyler biliyor olabilirdi.Ayşe Hanım yaşlı dilencinin önündeki  mendilin yıllar önce Mecnun’a yazmaladığı mendil olduğunu fark etti.Yaşlı topal dilenci hem ağıt yakıyor hem de ölesiye öksürüyordu.Ayşe Hanım yaşlı topal dilenciye bu mendili nereden bulduğunu ve nasıl bu hale geldiğini sorar.Yaşlı dilenci zar zor konuşabildiği ağzıyla yeminleştiği sevgilisiyle evleneceği günü beklediğini söyler.Yaşlı dilenci ardı sıra gelişen olayları anlatıverir.Yaşlı dilenci yıllarca taş mezarın içinde yattığı  için ciğerleri artık su toplamıştır ve ölmeden yarı kör gözleriyle Ayşe’yi görmek isteğindedir.Ayşe Hanım yaşlı topal dilencinin Mecnun olduğuna artık emindir.Yaşlı Mecnun,Ayşe Hanım’ın beyaz saçlarındaki sarkmış yüze yoğunlaşarak aşk pınarında sözleştiği sevgilisi olduğunu anlar.Yüzleri zaman adeta yok etmiştir.O an sadece kalpler konuşur oldu.Yaşlı iki sevgili kucaklaşırken dilenci Mecnun Ayşe Hanım’ın üzerine kan kusar,ciğerleri ağzına gelir oldu.Mecnun,Ayşe Hanım’dan kendisinin yıllarca yattığı adı kazınmamış taş mezara konulmasını tembihler.Dilenci Mecnun o mezarda can verir.Ayşe Hanım mezar taşına, artık  kendi yazmaladığı  kana bulanmış mendili bağlar.Gerek Mecnun’la verdikleri yemini yerine getirememe gerek ruhsal çöküntüden dolayı Ayşe Hanım başını Mecnun’un mezar taşından kaldıramaz olur ve bu iki sevgilinin ruhları birbirine kenetlenir.

YAZAN:BURAK TOY

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !